Beylikdüzü / İstanbul

Genital Estetik Yaklaşık 45 dakika

Labioplasti (İç Dudak Estetiği)

İç dudakların boyut ya da asimetri nedeniyle şikâyet oluşturduğu durumlarda uygulanan düzeltme ameliyatı.

Randevu Al

Labioplasti (İç Dudak Estetiği) hakkında

İç dudakların büyüklüğü kişiden kişiye doğal olarak değişir ve tek başına bir hastalık değildir. Ancak sürtünmeye bağlı ağrı, spor sırasında rahatsızlık, hijyen güçlüğü, dar giysilerde sıkışma ya da görünümden duyulan rahatsızlık günlük yaşamı etkiliyorsa labioplasti gündeme gelebilir. Ameliyatta fazla doku, dokunun doğal kenar yapısı ve duyusu korunmaya çalışılarak düzeltilir. İşlem genellikle kısa sürer ve aynı gün taburculuk mümkündür; iyileşme döneminde birkaç hafta boyunca bazı kısıtlamalar önerilir. Sonuç kişinin başlangıçtaki anatomisine göre değişir; muayenede gerçekçi beklentiler açıkça konuşulur ve uygun olmayan hastalara işlem önerilmez.

Kliniğimizde labioplasti, Op. Dr. Abdulkadir Güllüce tarafından geliştirilen Güllüce Tekniği ile yapılır: hidrodiseksiyon, milimetrik cerrahi planlama ve dikiş hattını serbest kenar yerine iç dudağın dış (lateral) yüzüne yönlendiren lateral eversiyon sütürasyonu. Amaç yalnızca küçültmek değil; mümkün olan en fazla sağlıklı dokuyu, doğal konturu ve duyusal anatomiyi korumaktır. Aşağıdaki başlıklara tıklayarak her bölümü açabilirsiniz.

Bu sayfa; Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Derneği (ACOG) görüşleri, PubMed Central'da yayımlanmış çalışmalar ve 2026 tarihli sistematik derleme ve meta-analiz dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Not: Buradaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Her kadının vulvar anatomisi farklıdır ve labioplasti gereksinimi yalnızca muayene sonrasında kişiye özel olarak değerlendirilebilir.

Merak Edilenler

Sık sorulan sorular

Labioplasti (İç Dudak Estetiği) hakkında en çok sorulan başlıkların yanıtları.

Vulva anatomisinde labium minus (iç dudak/küçük dudak) ve labium majus (dış dudak/büyük dudak) olarak adlandırılan iki temel labial yapı bulunur. Labium minuslar; ince, damarlanması ve duyusal sinir ağı zengin dokulardır. Ön tarafta klitoris çevresindeki dokularla devam ederek klitoral hood (klitoral prepisyum) ve frenulumun oluşumuna katılır.

Vulvanın önden görünüşünü gösteren şema: dış dudaklar, iç dudaklar, klitoral hood, glans klitoris, frenulum ve vajinal giriş numaralarla işaretlenmiştir
Vulvanın temel yapıları
  1. Labium majus (dış dudak)
  2. Labium minus (iç dudak)
  3. Klitoral hood (klitoral prepisyum)
  4. Glans klitoris
  5. Frenulum
  6. Vajinal giriş (vestibül)

İç dudakların boyutu, şekli, rengi ve iki taraf arasındaki simetrisi kadından kadına oldukça farklı olabilir. İç dudakların dış dudakların hizasını geçmesi tek başına bir hastalık veya anormallik anlamına gelmez; normal anatomik çeşitliliğin bir parçası olabilir. Labioplasti kararı yalnızca bir ölçüye göre değil, kişinin yaşadığı fonksiyonel şikâyetler, estetik rahatsızlık, anatomik yapı ve beklentileri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

Labioplasti, labium minusların boyutunun, şeklinin veya asimetrisinin cerrahi olarak yeniden düzenlenmesi işlemidir. Amaç yalnızca fazla dokuyu çıkarmak değil; mümkün olduğunca doğal labial anatomiyi, duyusal yapıları, damar desteğini ve fonksiyonu koruyarak kişiye uygun bir şekil oluşturmaktır.

Labioplasti hangi tekniklerle yapılabilir?

Literatürde farklı labioplasti yöntemleri tarif edilmiştir. Bunların başlıcaları:

  • Trim / edge resection: İç dudağın serbest kenarındaki fazla dokunun lineer olarak çıkarılmasıdır.
  • Wedge rezeksiyon / kama rezeksiyon: Labium minustan kama şeklinde bir doku çıkarılarak doğal kenarın korunmasının amaçlandığı tekniktir.
  • Deepithelialization / de-epitelizasyon: Belirli bir alanda yüzey epitelinin çıkarılması ve dokunun yeniden şekillendirilmesidir.
  • W-plasti ve Z-plasti gibi modifiye teknikler.
  • Composite reduction: Labium minus ile klitoral hood bölgesinin birlikte değerlendirildiği daha kapsamlı tekniklerdir.
Üç labioplasti yöntemini gösteren şema: serbest kenardan doku çıkarılması, kama şeklinde doku çıkarılması ve yüzey epitelinin çıkarıldığı alan
Literatürdeki başlıca yöntemler (taralı alan: çıkarılan doku)
  • A — Trim / kenar rezeksiyonu: serbest kenardaki doku çıkarılır
  • B — Kama (wedge) rezeksiyonu: kama şeklinde doku çıkarılır
  • C — De-epitelizasyon: yalnızca yüzey epiteli çıkarılır, kenar korunur

Her yöntemin avantajları, sınırlılıkları ve kendine özgü komplikasyonları vardır. Bu nedenle tek bir labioplasti tekniğinin her kadın için ideal olduğunu söylemek doğru değildir. Cerrahi plan kişinin anatomisine göre yapılmalıdır.

Kliniğimizde labioplasti ameliyatlarında Dr. Abdulkadir Güllüce tarafından geliştirilen hidrodiseksiyon ve lateral eversiyon sütürasyon prensiplerine dayanan cerrahi yaklaşım kullanılmaktadır.

Bu yaklaşımın temel amacı yalnızca iç dudakları küçültmek değil; mümkün olan en fazla sağlıklı dokuyu koruyarak doğal kontur oluşturmak, serbest labial kenarda belirgin dikiş izi ve düzensizlik oluşmasını azaltmak ve vulvar duyusal anatomiyi mümkün olduğunca korumaktır.

Ameliyat öncesinde hasta ayakta ve jinekolojik pozisyonda değerlendirilerek asimetri, labium minus yapısı, klitoral hood dokusu, pigmentasyon, doku kalitesi ve çıkarılması planlanan alanlar değerlendirilir.

Cerrahi sırasında çıkarılacak dokular steril cerrahi doku kalemiyle milimetrik olarak işaretlenir.

Eğer hastada klitoral hood bölgesinde de belirgin doku fazlalığı bulunuyor ve hoodoplasti planlanıyorsa, kliniğimizde öncelikle bu bölgenin planlaması yapılır. Çıkarılacak doku geçici olarak yaklaştırılarak bir nevi “prova” yapılır ve dokunun çıkarılması sonrasında klitoral glansın nasıl konumlanacağı değerlendirilir.

Buradaki temel prensip fazla doku çıkarmamaktır. Klitoral hoodun aşırı azaltılması, glans klitorisin gereğinden fazla açıkta kalmasına; sürtünme, hassasiyet, irritasyon, ağrı veya duyusal değişiklikler gibi problemlere yol açabilir. Bu nedenle klitoral hood cerrahisinde amaç klitorisi tamamen açığa çıkarmak değil, hastanın kendi anatomisine uygun fizyolojik örtüyü koruyarak fazla dokuyu düzenlemektir.

İşaretleme tamamlandıktan sonra cerrahi bölgeye lokal anestezi ve hemostaz amacıyla hazırlanan infiltrasyon solüsyonu uygulanır. Hidrodiseksiyon sayesinde doku planlarının daha belirgin hale getirilmesi ve cerrahinin kontrollü bir anatomik planda sürdürülmesi amaçlanır.

Labioplasti aşamasında labium minusun medial ve lateral yüzeylerinde çıkarılacak doku ayrı ayrı planlanır. Kesiler bistüri ile kontrollü şekilde gerçekleştirilir.

Güllüce Tekniğinin ayırt edici özelliklerinden biri sütür hattının planlanmasıdır. Cerrahi kapatma sırasında dikiş hattının labium minusun serbest kenarı üzerinde belirgin şekilde kalması yerine lateral yüzeye yönlendirilmesi amaçlanır.

İç dudağın kesitini gösteren iki şema: solda dikişlerin serbest kenarda kaldığı çentikli bir kenar, sağda Güllüce Tekniğinde dikiş hattının dış yan yüze alındığı düzgün bir kenar
Dikiş hattının yeri
  • A — Dikiş hattının serbest kenarda kaldığı kapatma: çentiklenme ve taraklanma riski
  • B — Güllüce Tekniği: dikiş hattı lateral yüze yönlendirilir, serbest kenar düzgün kalır
  1. Serbest labial kenar
  2. Medial (iç) yüz
  3. Lateral (dış) yüz
  4. Lateral yüze yönlendirilen sütür hattı

Bu yaklaşım ile serbest labial kenarda görülebilen şu sorunların azaltılması hedeflenmektedir:

  • scalloping (taraklanma),
  • çentiklenme,
  • tırtıklı görünüm,
  • belirgin sütür izi,
  • düzensiz kenar görünümü.

Ayrıca hipertrofiyle birlikte gelişmiş koyu pigmentli, kalınlaşmış veya belirgin şekilde kırışmış dış kenar dokusunun uygun hastalarda çıkarılmasıyla, labium minusun daha homojen yapılı medial dokusunun görünürlüğünün artırılması ve daha doğal bir kontur oluşturulması amaçlanır.

Burada amaç bütün hastalarda aynı görüntüyü oluşturmak değil, kişinin kendi anatomisine uygun ve mümkün olduğunca doğal bir sonuç elde etmektir.

Labioplasti, labium minuslarının büyüklüğü, uzaması, asimetrisi veya şekli nedeniyle fonksiyonel ya da estetik rahatsızlık yaşayan kadınlarda değerlendirilebilir.

İç dudakların görünüm ve büyüklüğü genetik/anatomik özelliklere bağlı olabileceği gibi; hormonal değişiklikler, gebelik ve doğumlar, yaşla birlikte dokularda meydana gelen değişiklikler veya yaşam boyunca gelişen doku değişimleri de vulvar görünümü etkileyebilir.

Labioplasti isteyen kadınlarda en sık karşılaşılan durumlar şunlardır:

  • İç dudakların büyüklüğü veya sarkmasından estetik olarak rahatsız olmak,
  • Sağ ve sol iç dudak arasında belirgin asimetri bulunması,
  • Dar kıyafet, tayt, bikini veya mayo kullanırken rahatsızlık,
  • Yürüyüş, koşu, bisiklet veya spor sırasında sürtünme ve ağrı,
  • İç dudakların iç çamaşırı içerisinde katlanması veya sıkışması,
  • Cinsel ilişki sırasında labium minus dokusunun içeri doğru çekilmesine bağlı ağrı veya rahatsızlık,
  • İdrar yaparken idrar akımının yön değiştirmesi veya sonrasında temizlikte güçlük,
  • Adet dönemlerinde hijyen açısından rahatsızlık,
  • Tekrarlayan tahriş, sürtünme veya hassasiyet,
  • Labium minusların görünümünün kişide belirgin estetik rahatsızlık veya özgüven sorunu oluşturması.

Literatürde de labioplasti talebinin en sık nedenleri arasında estetik memnuniyetsizlik, kıyafet ve egzersiz sırasında rahatsızlık, hijyen sorunları ve cinsel aktivite sırasında rahatsızlık bildirilmektedir.

Ancak her büyük veya dışarı doğru görünen labium minusun ameliyat edilmesi gerekmez. Normal vulvar anatomi çok geniş bir çeşitlilik gösterir. Cerrahi ancak kişinin kendi talebi ve şikâyeti varsa değerlendirilmelidir.

Labioplasti iki temel nedenle yapılabilir: fonksiyonel şikâyetler ve estetik rahatsızlık. Bazı kadınlarda bu iki durum birlikte bulunur.

Fonksiyonel amaç; sürtünme, sıkışma, spor sırasında rahatsızlık, cinsel ilişki sırasında ağrı, hijyen güçlüğü veya idrar akımında yön değişikliği gibi kişinin günlük yaşam kalitesini etkileyen şikâyetleri azaltmaktır.

Estetik amaç ise kişinin kendi genital görünümünden duyduğu rahatsızlığı azaltmak ve kendi anatomisine uygun daha dengeli bir vulvar görünüm oluşturmaktır.

Burada önemli olan nokta, kadının genital görünümüyle ilgili herhangi bir şikâyeti yokken yalnızca muayene bulgusuna dayanarak labioplasti önerilmemesidir. Vulvar anatomide çok geniş bir normal çeşitlilik bulunmaktadır.

Labioplastide “altın oran” nedir?

Bilimsel literatürde labioplasti için tanımlanmış, milimetrelerle belirlenen standart bir “altın oran” bulunmamaktadır.

Kliniğimizde kullandığımız “altın oran” yaklaşımı bir matematiksel ölçüden ziyade doku koruyucu cerrahi prensibi ifade eder. Temel hedefimiz:

Kişinin şikâyetini giderecek kadar küçültmek, ancak sağlıklı labium minus dokusunu gereğinden fazla çıkarmamaktır.

Hastanın anatomisi ve beklentileri uygun olduğunda amaç, iç dudakların dış dudaklarla daha dengeli bir ilişki içerisinde olduğu doğal bir görünüm oluştururken mümkün olan en fazla sağlıklı labial dokuyu korumaktır.

Çünkü labioplastide başarılı sonuç yalnızca “ne kadar doku çıkarıldığıyla” değil, ne kadar sağlıklı ve fonksiyonel dokunun korunduğuyla da ilgilidir.

Labioplasti sonrası iyileşmenin ilk döneminde ödem, hafif morarma, hassasiyet ve küçük miktarda sızıntı tarzı kanama görülebilir. Özellikle ilk birkaç gün ödem belirgin olabilir.

Genellikle ilk hafta dinlenme ve cerrahi bölge üzerindeki basıncın azaltılması önerilir. İlk haftalarda ödem giderek azalır ve kişinin günlük hayatına dönüşü yapılan cerrahinin kapsamına ve kişinin iyileşme hızına göre değişir.

Labioplastiden sonra dokuların ilk kapanması ile nihai görünüm aynı değildir. Ödem ve doku sertliğinin tamamen gerilemesi haftalar, bazı kişilerde ise birkaç ay sürebilir. Literatürde postoperatif şişliğin belirgin kısmı erken dönemde gerilese de, dokunun nihai görünümünü almasının daha uzun sürebileceği bildirilmektedir.

Genel olarak:

  • İlk birkaç gün: Ödem ve hassasiyetin en belirgin olduğu dönemdir.
  • İlk hafta: Yara iyileşmesinin erken dönemidir. Günlük hafif aktivitelere kontrollü şekilde dönülebilir.
  • 2–4. haftalar: Ödem önemli ölçüde azalır ancak dokular halen iyileşme sürecindedir.
  • 4–6. haftalar ve sonrası: Muayene bulgularına göre spor ve cinsel aktiviteye kademeli dönüş değerlendirilebilir.

Tam iyileşme süresi yapılan tekniğe, labioplasti ile birlikte hoodoplasti veya başka bir işlem yapılıp yapılmadığına, hastanın yara iyileşmesine ve cerrahinin kapsamına göre değişebilir.

Her cerrahi işlemde olduğu gibi labioplastinin de komplikasyonları olabilir. Literatürde bildirilen başlıca komplikasyonlar:

  • kanama,
  • hematom,
  • ödem,
  • enfeksiyon,
  • yara ayrışması/dehisans,
  • gecikmiş yara iyileşmesi,
  • asimetri,
  • belirgin veya ağrılı skar oluşumu,
  • doku kenarında düzensizlik,
  • fazla veya yetersiz doku çıkarılması,
  • duyusal değişiklikler,
  • uzamış hassasiyet veya ağrı,
  • cinsel ilişki sırasında rahatsızlık,
  • kozmetik sonuçtan memnuniyetsizlik,
  • revizyon cerrahisi ihtiyacı.

Komplikasyon tipi kullanılan cerrahi yönteme göre de değişebilir.

Trim / edge labioplastide

Serbest kenarın fazla çıkarılması, scalloping yani taraklanma, düzensiz kenar, görünür skar, kontraktür veya aşırı rezeksiyon görülebilir.

Wedge / kama rezeksiyonda

Sütür hattında gerilim oluşmasına bağlı yara açılması, çentiklenme/notching, renk uyumsuzluğu ve nadiren flep dolaşım problemi veya nekrozu görülebilir. Güncel meta-analizlerde özellikle wedge yönteminde yara ayrışması diğer bazı tekniklere göre daha belirgin bildirilmektedir.

De-epitelizasyon yönteminde

Doğal kenarın korunması avantaj sağlayabilir ancak çıkarılabilecek doku miktarı sınırlıdır. Belirgin hipertrofide yeterli küçültme sağlanamayabilir veya labial tabanda kalınlık oluşabilir.

Bu nedenle labioplastide yalnızca “fazla dokunun alınması” değil, doğru hastada doğru tekniğin seçilmesi önemlidir.

Ameliyat sonrası bakım, cerrahinin başarısını ve yara iyileşmesini doğrudan etkileyen önemli bir süreçtir. Hastaların kendi cerrahlarının verdiği kişisel önerilere uyması esastır.

Genel olarak:

  • İlk günlerde bölgeye basınç oluşturacak aktivitelerden kaçınılmalıdır.
  • Cerrahi alan temiz ve kuru tutulmalıdır.
  • Tuvalet sonrası bölge sürtünerek temizlenmemelidir.
  • Doktorun önerdiği yara bakım ürünleri ve ilaçlar düzenli kullanılmalıdır.
  • İlk günlerde uzun süre oturmak ve cerrahi alan üzerinde basınç oluşturmak sınırlandırılmalıdır.
  • Dar ve sürtünmeye neden olan kıyafetlerden kaçınılmalıdır.
  • Yoğun egzersize erken dönemde başlanmamalıdır.
  • Bisiklet, motosiklet veya ata binmek gibi genital bölgeye doğrudan basınç oluşturan aktiviteler iyileşme tamamlanana kadar ertelenmelidir.
  • Havuz, deniz, sauna ve benzeri ortamlar yara kapanana kadar kullanılmamalıdır.
  • Cinsel ilişkiye ancak cerrahi bölgenin yeterli düzeyde iyileştiği doktor kontrolünde teyit edildikten sonra başlanmalıdır.

Literatürde cinsel ilişki ve tampon kullanımının genellikle yaklaşık 4–6 hafta, yoğun egzersizlerin ise iyileşmeye göre daha uzun süre kısıtlanabildiği bildirilmektedir. Bu süreler yapılan ameliyatın kapsamına göre kişiselleştirilmelidir.

Ani gelişen belirgin tek taraflı şişlik, giderek artan ağrı, aktif kanama, kötü kokulu akıntı, ateş veya yara hattında belirgin açılma durumunda doktorla iletişime geçilmelidir.

Labioplasti olmak isteyen kadınların en sık sorduğu sorulardan biri budur.

Labium minuslar yalnızca estetik bir deri kıvrımı değildir. Damar yapıları ve duyusal sinir uçlarından zengin bir dokuya sahiptir. Klitoris ve çevresi ise kadın cinsel duyusunun en yoğun nöroanatomik bölgelerinden biridir. Labium minusların ön bölümü klitoral hood ve frenulumla anatomik devamlılık gösterir.

Bu nedenle labioplasti planlanırken özellikle klitorise yakın ön bölümde anatominin ve sinir yapılarının bilinmesi çok önemlidir.

Doğru anatomik planda ve koruyucu cerrahi prensiplerle gerçekleştirilen labioplastinin amacı duyusal fonksiyonu korumaktır. Bununla birlikte hiçbir cerrahi işlem için his değişikliği riskinin sıfır olduğu söylenemez. ACOG da genital kozmetik cerrahiler için hastaların olası duyusal değişiklikler konusunda bilgilendirilmesini önermektedir.

Güllüce Tekniğinde temel prensiplerden biri gereğinden fazla labial doku çıkarmamak ve klitoris çevresindeki duyusal anatomiden mümkün olduğunca uzak, kontrollü cerrahi planda çalışmaktır.

Kesiler bistüri ile kontrollü şekilde yapılır ve cerrahi planlamada labium minus dokusunun fonksiyonel bütünlüğünün mümkün olduğunca korunması hedeflenir.

Kliniğimizde labioplastinin amacı klitorisi veya labium minusları “sıfırlamak” değildir. Tam tersine:

Şikâyete neden olan dokuyu azaltırken mümkün olan en fazla sağlıklı, duyusal ve fonksiyonel dokuyu korumak temel prensiptir.

Labioplasti sonrası cinsel fonksiyonla ilgili mevcut araştırmalar genel olarak olumsuz bir sonuç göstermemekle birlikte, çalışmaların bilimsel kalitesi ve uzun dönem verileri sınırlıdır. 2026 yılında yayımlanan sistematik derleme ve meta-analiz de kısa dönemde cinsel fonksiyon skorlarında iyileşme bildirmiş ancak mevcut çalışmaların çoğunun düşük veya orta kalitede olduğuna dikkat çekmiştir. Bu nedenle hiçbir cerrahi teknik için cinsel duyunun korunacağına ilişkin mutlak garanti verilmesi doğru değildir.

Labioplasti küçük bir alanda yapılan ancak yüksek anatomik hassasiyet gerektiren bir cerrahidir. En önemli hatalardan biri aşırı doku çıkarılmasıdır.

Labium minusun gereğinden fazla çıkarılması durumunda:

  • doğal labial kontur kaybolabilir,
  • labium minus aşırı kısalabilir,
  • asimetri gelişebilir,
  • doku kenarında çentiklenme veya taraklanma oluşabilir,
  • giriş bölgesinde gerilme meydana gelebilir,
  • ağrılı veya hassas skar gelişebilir,
  • cinsel ilişki sırasında rahatsızlık oluşabilir,
  • duyusal değişiklikler ortaya çıkabilir,
  • estetik görünüm doğal olmaktan uzaklaşabilir,
  • düzeltme/revizyon cerrahisi gerekebilir.

Özellikle trim tipi cerrahilerde aşırı rezeksiyon ve scalloping; wedge cerrahilerinde ise gerilim, yara açılması ve notching literatürde tanımlanan problemlerdendir.

Klitoral hood cerrahisinde neden dikkatli olunmalıdır?

Klitoral hood cerrahisi labioplasti kadar hassas planlanması gereken bir alandır.

Klitoral hoodda gereğinden fazla doku çıkarılması glans klitorisin gereğinden fazla açıkta kalmasına, sürtünme ve irritasyona, aşırı hassasiyete, skara, asimetriye veya duyusal şikâyetlere neden olabilir.

Bu nedenle kliniğimizde hoodoplasti planlanırken çıkarılacak doku ameliyattan önce işaretlenir ve prova yöntemiyle dokunun çıkarılmasından sonra klitoral hoodun ve glansın alacağı pozisyon değerlendirilir.

Amaç klitorisi mümkün olduğunca açmak değil; kişinin fizyolojik anatomisini ve koruyucu hood dokusunu muhafaza ederek fazla dokuyu düzenlemektir.

Labioplasti ve hoodoplasti neden birlikte değerlendirilebilir?

Labium minus ile klitoral hood birbirinden tamamen bağımsız yapılar değildir; anatomik olarak devamlılık gösterirler.

Bu nedenle klitoral hoodda belirgin doku fazlalığı bulunan bir hastada yalnızca labium minusların küçültülmesi bazı durumlarda üst ve alt vulvar bölge arasında orantısız bir görünüm bırakabilir. Klitoral hood küçültmesinin (clitoral hood reduction) labioplasti ile birlikte uygulanması literatürde de tarif edilen bir yaklaşımdır.

Kliniğimizde her hastaya rutin olarak hoodoplasti yapılmaz. Öncelikle kişinin anatomisi değerlendirilir. Eğer hoodoplasti gerekli görülüyorsa önce hood bölgesinin yeni anatomik konumu planlanır; ardından labioplasti hattı bu yeni pozisyona göre belirlenir.

Böylece klitoral hood ile labium minus arasında daha dengeli bir anatomik geçiş oluşturulması amaçlanır.

Cerrahi yaklaşımımızın temel prensibi

Labioplastide amacımız mümkün olan en fazla dokuyu çıkarmak değildir.

Doğru dokuya, doğru miktarda ve doğru anatomik planda müdahale ederek mümkün olan en fazla sağlıklı dokuyu korumaktır.

Güllüce Tekniğinde birlikte uygulananlar:

  • hidrodiseksiyon,
  • kişiye özel milimetrik cerrahi planlama,
  • bistüri ile kontrollü doku kesisi,
  • labium minusun medial ve lateral yüzlerinin ayrı değerlendirilmesi,
  • lateral eversiyon sütürasyonu,
  • vulvar duyusal anatominin korunmasına yönelik doku koruyucu yaklaşım.

Amaç; fonksiyonel şikâyetleri azaltırken doğal labial konturu, duyusal dokuyu ve kişinin kendine özgü anatomisini mümkün olduğunca korumaktır.

Başvuru Nedenleri

Kimler için değerlendirilebilir?

Aşağıdaki başlıklar, bu hizmetin hangi durumlarda gündeme geldiğini anlatır. Tanı listesi değildir; sizin için uygun olup olmadığına muayene ve gerekli tetkiklerden sonra karar verilir.

  • İç dudaklarının büyüklüğünden, asimetrisinden ya da sürtünmeye bağlı rahatsızlıktan söz eden hastalar bu hizmet kapsamında değerlendirilir.
  • Kararın muayene sonrası verileceği belirtilir.
Nasıl İlerliyor?

Süreç

Aşağıdaki adımlar muayenehanedeki genel işleyişi anlatır. Hangi tetkikin isteneceği ve planın nasıl kurulacağı kişiden kişiye değişir.

  1. 1. adım

    İlk görüşme ve değerlendirme

    Şikâyetlerinizi, tıbbi öykünüzü ve varsa önceki tetkiklerinizi birlikte gözden geçiririz. Muayene bu görüşmenin ardından planlanır.

  2. 2. adım

    Gerekli tetkikler

    Değerlendirme sonucunda ultrason, laboratuvar ya da başka bir inceleme gerekirse hangisinin neden istendiği anlaşılır biçimde açıklanır.

  3. 3. adım

    Kişiye özel plan

    Bulgular bir arada yorumlanır; seçenekler, beklenen süre ve varsa alternatifler sizinle paylaşılır. Karar birlikte verilir.

  4. 4. adım

    Takip

    Sürecin nasıl ilerlediğini görmek için kontrol zamanı belirlenir. Ara dönemde sorunuz olursa kliniğe ulaşabilirsiniz.

Genital Estetik

İlgili hizmetler

Aynı başlık altındaki diğer hizmetler de ilginizi çekebilir.

Genital Estetik başlığındaki tüm hizmetler

Op. Dr. Abdulkadir Güllüce, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Hekiminiz

Op. Dr. Abdulkadir Güllüce

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Op. Dr. Abdulkadir Güllüce, 2013 yılından bu yana hekimlik, 2022 yılından bu yana Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlığı yapmaktadır. Gebelik takibinden jinekolojik cerrahiye uzanan alanlarda güncel bilimsel kılavuzları esas alır ve tedavi planını her hastanın kendi öyküsüne göre şekillendirir. Hastalarını Beylikdüzü Yakuplu'daki muayenehanesinde kabul etmekte, sürecin her adımını anlaşılır bir dille anlatmaya özen göstermektedir.

Labioplasti (İç Dudak Estetiği) için randevu

Randevu adımında hizmeti önceden seçili bulacaksınız. Uygun gün ve saati belirledikten sonra kısa bir onay adımı kalıyor.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı veya tedavi yerine geçmez ve sonuç taahhüdü içermez. Anlatılanların sizin için geçerli olup olmadığı, öykünüz ve muayene bulgularınızla birlikte değerlendirilir. Şiddetli ağrı, yoğun kanama, ateş veya bayılma gibi durumlarda beklemeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.

WhatsApp