Vajinoplastinin riskleri yapılan işlemin kapsamına bağlıdır. Genel cerrahi komplikasyonlarının yanında özellikle vajinanın mesane ve rektum arasındaki anatomik konumu nedeniyle bu organlara özgü komplikasyonlar da bulunabilir.
Olası komplikasyonlar arasında kanama, hematom, enfeksiyon, yara iyileşmesinde gecikme, dikiş hattında açılma, skar, disparoni, fazla daralma, yetersiz daralma, asimetri, üriner retansiyon, idrar semptomları, kabızlık, tekrarlayan vajinal gevşeklik veya prolapsus, rektal yaralanma ve çok nadiren fistül gelişimi yer alır.
ACOG ayrıca vajinal kozmetik cerrahilerde ağrı, kanama, enfeksiyon, skar, yapışıklık, duyusal değişiklik, disparoni ve yeniden ameliyat gereksinimi konusunda hastaların bilgilendirilmesini önermektedir.
Kliniğimizde vajinoplasti yaklaşımının temel prensibi
Kliniğimizde vajinoplasti ameliyatının amacı vajinayı mümkün olduğunca dar hâle getirmek değildir. Amaç:
- hastanın şikâyetinin gerçek anatomik nedenini belirlemek,
- anterior ve posterior vajinal destek yapılarını ayrı ayrı değerlendirmek,
- varsa fasyal defektleri onarmak,
- perineal desteği gerektiğinde yeniden oluşturmak,
- vajinal kanalı fonksiyonunu bozmayacak şekilde anatomik olarak rekonstrükte etmektir.
Yalnızca mukoza çıkarılarak yapılan yüzeysel bir daraltma yerine, ihtiyaç bulunan hastalarda destek dokularının ve fasyal planların değerlendirilmesi yaklaşımımızın temelini oluşturur.
Bu nedenle cerrahi plan her hastada aynı değildir. Bir hastada yalnızca perineal girişte defekt bulunabilirken başka bir hastada posterior vajinal kanal, anterior duvar, perineal body veya birden fazla kompartımanda destek kaybı bulunabilir.
Doğru vajinoplasti, ne kadar doku çıkarıldığıyla değil; hangi anatomik defektin ne kadar doğru onarıldığıyla değerlendirilmelidir.
Her hastada hedef; gereksiz doku çıkarmadan, aşırı daraltmadan, mesane ve bağırsak fonksiyonlarını ve duyusal anatomiyi mümkün olduğunca koruyarak kişiye özel fonksiyonel ve anatomik bir rekonstrüksiyon gerçekleştirmektir.